15 Eylül 2010 Çarşamba

Düşler Sahnesi

Öğlenin 13:45'inden beri,stad çevresinde dolaştım.
Çok zor bunu kabullenmemiz,bir o kadar da keyifli..
Bu yolda,karşılaştığımız takımlar geldi aklıma,stadın oradaki merdivenlere oturduğumda.Ordu'lara,Telekom'la da oynarken ben buradaydım/biz buradaydık.
Maçı anlatacak radyo spikerinden başka hiçbir ulusal basın gelmezdi.
Dün ise hepsi tıpış tıpış gelmişti.İşte bunları izlemek tarifi olmayan bir duygu.Bundan dolayı tam 8 saat önceden maç saatini beklemeye koyuldum.Her yerinde o yıldızlı CL pankartı vardı mabedimin.
Herkes takım elbiseli,heryer Avrupai'di stad çevresinde.
Çok güzel,çok keyifli,anlatılmaz yaşanır cinsten,torunlarımıza anlatacağımız hikayelerden biri vardı dün gece.
Aldığım haz'zı buralara yazmam mümkün değil.
Çok farklı bir arena,bir sahne burası..
Adı üstünde ''Düşler Sahnesi''
Hiçbirşey aynı değil.
Ama bir o kadarda muhteşem.
O CL bayrağı orta sahaya serilirken başladı muhteşem duygular. Serenomide o müzik çalınınca Allah'ım senden razı olsun,bana bunu yaşattığın için diye..
Ölsem de gam yemem dedim.
Doğduğum,hayata gözümü açtığım,doyduğum topraklarda,bana bu müziği dinlettin ya,Allah'ım sana minnettarım diye haykırdım,gözlerim doldu yine.
Yok bunun tarifi..
Ondan sonrası da hiç umrumda değildi..
Türkiye Liglerinin 10 gömlek üstü,sanki sahada 5 kişi fazla oynayan takıma karşı,elimizden geleni yaptık.
Maçın kırılma o kadar çok anı oldu,vardı ki.
Ama bu anlarda o şans hep onların yanında oldu,bizim yanımıza uğramadı..
Costa denen adam,her vurduğu yerden soktu.
Sokmasının yanında,ikinci golde o lanet olası top,gitti Aduriz'in kafasına..
Şans hiç uğramadı..
Üçüncü golde,o top döndü durdu kaleye girdi..
Ya maçın başında Nunez'in kafası,nasıl girmez.
Turgay o topa nasıl vuramaz..
O kahrolası Norveçli o penaltıyı nasıl vermez.
Maraton'da önümde olan bostan korkuluğu 6.hakeme yaklaşık 10 dakika aralıksız küfrettim.Zor tuttu herkes çevremde beni.
Ona haram olsun herşey.
Gözünün önünde hakkımızı,emeğimizi götürdü.
Onun dışında da..
Skor hiç umrumuzda değil.
Biz böyle bir gün yaşadık ya,gerisi hiç önemli değil.
Dört değil 10 yesek n'olacak ki?
Dünkü Valencia,Pazartesi günkü Galatasaray'ı falan yakalasaydı,bu ülkede 200 Bin'den fazla Galatasaraylı kalmazdı..
Mehmet Topal'ı da ayriyetten kutluyorum.
Onu birçok kez tribüne de çağırdık.Gurur duyduk dün gece onunla.
Hiç sırıtmadı aynı zamanda takımın belkemiğiydi.
Neyse..
Anlatılamayacak duygulardı dün yaşadıklarımız..
Allah,bizlere bu duyguyu yaşatanlardan,o müziği dinletenlerden yüz bin kere razı olsun..
Bize laf yetiştireceklere tek sorum var..
Siz kendi şehrinizde,doğdunuz,doyduğunuz memlekette Şampiyonlar Ligi Maçı izlediniz mi?
O zaman konuşmayın arkadaş !
Fotoğraflar:Gerrard8/bendeniz

Hiç yorum yok: