15 Eylül 2010 Çarşamba

Bursasporumuz:0 Valencia:4










Geçen yıl şampiyon olan takımda direkt oynayan 5 oyuncu:

Sercan
Turgay
Batalla
Mustafa
İbrahim

Dün akşam bu 5 isim de maça kulübede başladı. Bence hezimetin nedenlerini tartışmaya başlayacaksak tam olarak buaradan başlamamız gerekiyor.

Şampiyon oyuncuların yerine o kutsal formayı ne kadar hakediyorlar önce ona bakmamız gerekiyor.

Geldiği günden bu yana takımın en zayıf halkası olarak göze çarpan Stepanov formayı İbrahim'den nasıl oluyor da bu kadar kolay kapabiliyor..
Eskişehir maçında Jaycee'den hiç bir hava topunu alamayan Stepanov o konuda Aduriz karşısında da çok etkisiz kaldı.
Adamın boyu rakibinden 10 cm uzun ama yine de hantallığından dolayı hiç bir varlık gösteremiyor. 3cm zıplayamıyor herif.
Bırakın İbrahim'i Serdar Aziz bile oynasa çok daha yararlı işler yapardı Stepanov'a göre..Stepanov bu haliyle en fazla stepne olur bu takımda..

Yanında oynayan Ömer çok mu iyiydi tabiki hayır..Mesela son 4 senede yapmadığı pas hatasını sadece bu maçta yaptı..Ama kaptan o ligde oynamak için geçen sene çok emek verdi bu takıma.Ne kadar da hata yapsa başımızın üstünde yeri var.
Keza Hüseyin-Ergiç ikilisi de aynı şekilde..Hüseyin hep aynıydı işte..Ergiç de herkes toptan kaçtığı için orta alandaki bütün topları o kullanmak zorunda kaldı..

Ozan İpek de Bruno'yu geçemeyeceği gerçeğiyle niye yüzleşmedi, niye her defasında top kaybetti anlamış değilim..
Volkan Şen tahmin ettiğim gibi Mathieu'yu maymun yaptı..Ona ayak ayak uydurabilecek Turgay-Sercan ikilisi maça 11'de başlasa durum çok ama çok farklı olabilirdi.
En azından adamlar üstümüze bu kadar kolay gelemezdi..Önde iki presten yoksun oyuncular Nunez ve de Insua hayalet gibi dolaşınca adamlar istedikleri gibi at koşturdular ne yazık ki.

Ertuğrul hoca bir kumar oynadı ve kaybetti.. 60'a kadar rakibi uyutup, 60'tan sonra vurmayı düşündü ama karşımızda kesinlikle bir Sivasspor olmadığını da düşünmesi gerekiyordu..

Valencia'nın da hakkını yememek lazım..Tino Costa'nın ilk golündeki topa o şekilde vurabilecek kaç oyuncu var ki Türkiye'de..Aynı şekilde ikinci golde direkten dönen frikiği de görülmeye değerdi.

Pablo Hernandez'i aslında Soldado'lu Pique'li Pelle'li İspanya 85 jenerasyonundan tanıyordum ama ligde bu sezon fazla şans bulacağını tahmin etmiyordum. Herif resmen futbol resitali sundu bizlere. Joaquin de aynı şekilde..Bu adamlara bitmiş diyorlardı bir de..
Futbolcular arasındaki kalite farkı da çok belli ediyordu kendini..Kalite değil alt yapı farkı desek daha doğru olur herhalde..
Mesela ilk yarıda defansın arkasına kaçan Volkan Şen'i Ergiç çok güzel gördü, ama Volkan topu kontrol edemedi, atağımız başlamadan bitti. Mesela orda Volkan değil de Pablo olsa, o topu hem kontrol eder, hem de 90'a çakardı.

                               

Keza Soldado'nun oyuna girdiği gibi attığı golü bizim çocuk Sercan 10 kere yakalasa en fazla 2'sini ya da 3'ünü gol yapardı..Ama Soldado'ya o top 10 kere gelsin 8'i 9'u filelerle buluşurdu hiç kuşku yok ki.


Bu maçtan kesinlikle ders ve dersler çıkarmak zorudayız..

Bobo-Delgado ikilisini yarattığı tahribatı hocamız çok çabuk unutmuş olacak ki  maça Nunez-Insua ikilisi ile başladı dün akşam.
Şampiyonlar liginde önde pres yapmayan oyuncularla herhangi bir varlık göstermen imkansıza yakın..Hoca kimi oynatırsa oynatsın orda, isterse Mustafa Keçeli İbrahim Öztürk ikilisine forma versin ama o önde oynayan iki adam hayvan gibi pres yapsın, rakibi kendi yarı alanından çıkarnasın..
Şampiyonlar liginde savunma yapacam diyorsan işe en önde başlaman gerekiyor..Yoksa dün akşam ki gibi "Adamlar bizden fazla mı oynuyor lan acaba" diye oyuncuları sayar durursun maç boyu..

Hiç yorum yok: