23 Mayıs 2010 Pazar

Sezon Sonu Değerlendirmesi..(I)


Sezonun Hayal Kırıklıkları:

Öncelikle en büyük hayal kırıklığı olarak çekik gözlümüz Shin Young Rok’un yaptığı büyük cahillikten bahsedebiliriz..Şimdi kafasını taşlara vuruyordur ama ne fayda.

Diğer bir hayal kırıklığı ise Sercan’ın İvankov’ la eşit sayıda gol atmış olmasıdır bana göre.Zaman zaman performansını çok yukarılara çekmiş olmasına rağmen koca sezonda attığı gol sayısı sadece 4, bu gollerin ikisini de ilk iki hafta atmış olması gerçekten ilginç. Sezon başı kampına katılamaması, ardından yaşadığı talihsiz sakatlıklar Sercan’ın özgüvenini de kaybetmesine neden oldu, önümüzdeki sezon bambaşka bir Sercan olacaktır sahada, bundan hiç kuşkum yok ama bence bu sezon hayal kırıklığından öteye gidemedi..

En Çok Gelişme Gösterenler:

Geçen yıl bitti denilen Volkan Şen’in en dibe vurduğu zamanlarda Ertuğrul Sağlam’ın eline düşmüş olması en büyük şansıdır bana göre. Volkan kendine kendine çalım atmaktan başka hiçbir şey yapmayan bir futbolcuyken şuan geldiği nokta gerçekten alkışı hak ediyor.

Diğer bir gelişme gösteren isim olarak da Ozan İpek’in ismini verebiliriz. Bir buçuk sene önce iki alt ligden gelip de bu yıl şampiyon takımın en önemli silahlarından biri olabilmek akla mantığa sığacak bir durum değil.

Sezon başında kendine bile hayrı olmayacak kadar inançsız, 1.90 boyuna rağmen 1.70’lik adamlar karşısında bile hava topu kazanamayan Turgay Bahadır’a o kadar çok sallamıştım ki..Hatta kaybettiğimiz Fenerbahçe maçından sonra “Yeni Kanser Turgay Bahadır” başlığına bile atmıştım direkt olarak..Turgay’ın şuan ligin en değerli santraforlarından biri olduğunu görmek beni her ne kadar mahçup etse de gerçekten gurur verici..

Yıllanmış Şaraplar:

Önceki sezon bittiğinde en çok İvankov’un değişmesini istiyordum takımdaki..Yaşının ilerlemesiyle reflekslerini yavaş yavaş kaybetmesi, kendine çok güvenip basit hatalar yapması, ve önlenemeyen yan top zaafları bu görüşümü savunmamdaki en belirgin dayanaklarımdı.Ama İvankov bu yıl neredeyse hatalı gol yemedi, geriden takımı bir lider gibi yönetti, en kritik anlarda kurtarışlar yaptı, herkesin bacaklarının titrediği zamanlarda çıktı penaltı kullandı, kısacası şampiyonlukta futbolcular üzerinde en büyük payı kime verirsin deseler bu isim hiç kuşku yok ki İvankov olur..

Ben dahil bir çok kişinin kaptanın ağırlığının başımıza dert olacağını düşündüğümüz anlarda imdadına Ertuğrul Hoca yetişti ve Ömer’in yanına İbrahim’i gönderdi ve böylece kaptanın performansı zirveyi zorlamaya başladı..Tam bu maç gitti dediğimiz anlarda çıktı asist yaptı, gol attı, takımı ipten aldı..Sezon sonunda kaldırdığı kupa da eline çok yakıştı, tebrikler kaptan..

Ali Tandoğan diyince bir buçuk sene öncesine kadar hep çirkeflikler, takım içinde çıkan sorunlar geliyordu aklıma..Ama o Ali Tandoğan Bursaspor’da ağabeylik görevi üstlendi, genç oyuncularımıza örnek oldu, yeri geldi kaptanlık pazubandını koluna geçirdi..Saha içinde de mükemmel bir performans çizdi, takımın asist kralı oldu, tebrik etmekten başka ne gelir ki elden..

Hiç yorum yok: